Koronavirüs Salgınında Çalışan İlişkileri - 3

Koronavirüs Salgınında Çalışan İlişkileri - 3
Mehmet Çakmak
Senior Consultant

Koronavirüs Krizinde Çalışanların Stresini ve Kaygısını Yönetmek Screen Shot 2020-02-04 at 20.33.23

Koronavirüs bugün maalesef hayatımızın içinde, iş hayatımızı ve gündelik yaşam tarzımızı olumsuz yönde etkilemektedir. İşlerini koruyacak kadar şanslı olanların yeni çalışma yolları bulmaları gerekecektir. Bu zor dönemde yöneticilerin özellikle çalışanlarının stres ve kaygı seviyesine dikkat etmeleri gerekir. Yöneticiler, daha açık ve dürüst iletişim sağlayarak, çalışanlarını güçlendirerek ve engelleri kaldırarak bu stresli zamanı daha az yıpratıcı hale getirmeye yardımcı olabilir.

Covid-19 salgınında şirket çalışanları hem kişisel hem de profesyonel olarak muazzam bir stres altındalar. Çalışanların birçoğu, yeni çalışma modellerinin (uzaktan çalışma gibi) getireceği stresle de yüz yüze kalacaklardır. Bu stres hali kuşkusuz sosyal izolasyon ile beraber daha da artacaktır. Bu da insanları daha da yalıtılmış hissettirebilir. Bu nedenle bu salgınla uğraşırken sosyal uzaklığın, sosyal veya psikolojik izolasyondan daha fazla fiziksel ayrılma ile ilgili olması gerekir. Bu zorlu dönemde fiziksel ve duygusal düzeni korumak ve güçlendirmek için yöneticilerin izleyebileceği bazı yollar aşağıda belirtilmiştir. 

 

Birincisi, belirsizliğin çalışanların stresini ve endişesini artırdığı iyi bilinmektedir ve bu pandemi büyük bir belirsizlik yaratmaktadır. Pek çok şeyi belirsiz ve kontrolümüzün dışında hissettiğimizde, oluşan stresi ve kaygıyı yönetebilmemizin en etkili yollarından biri kontrolümüzdeki eylemlere odaklanmaktır. Önceki araştırmalar, şirketlerin çalışanlarıyla açık ve dürüst iletişim kurarak bu belirsizliği azaltmaya yardımcı olabileceğini göstermektedir.1

Oluşabilecek senaryoları tartışarak ve alınan/alınacak kararları çalışanlarla paylaşarak, yöneticiler sadece stresi azaltmakla kalmaz, aynı zamanda çalışanlar belirsiz durumlarla karşılaştıklarında ortaya çıkan artan dedikodu ve azalan bağlılık gibi diğer işlevsiz sonuçları da engellemiş ya da azaltmış olurlar. Ayrıca, bilgi paylaşımı genellikle güvenin bir göstergesi olarak görülür, bu nedenle daha açık olan yöneticilerin daha güvenilir görülmesi muhtemeldir.

 

İkincisi, çalışanlar yoğun talep ve düşük kontrol altında çalışırken çalışanlar için stresin daha yüksek olduğugörülmektedir. Başka bir deyişle, ağır iş yükleri, zaman baskısı ve düşük konsantrasyonda özerklik ve karar verme yetkisi çalışanların stresini artırmaktadır. Son zamanlarda yapılan bir araştırma, düşük kontrol ve yüksek talepleri olan işlerin sadece daha stresli değil, aynı zamanda çalışanların yaşam beklentilerini de kısaltabileceğini ortaya koymaktadır.2 

Ne yazık ki bu kombinasyon, sağlık hizmetlerinden müşteri hizmetlerine kadar çeşitli sektörlerde çalışanların karşılaştığı deneyimlerde açıkça görülmektedir. Yöneticiler bu pandemi sırasında iş taleplerini azaltabilmelerine karşıçalışanlarına daha fazla özerklik ve karar verme yetkisi vererek güçlendirebilmeleri ve bunu yaparak anlamlı bir fark yaratabilmeleri gerekmektedir.   

 

Üçüncü bir perspektif ise iş stres faktörlerine verilen tepkilerin genellikle bir algı meselesi olduğudur. Özellikle, çalışanlar stresli anları mücadele gerektiren bir durum olarak gördüklerinde, daha fazla motivasyon ve performans sergileme eğilimindedirler. Ancak, bu stres faktörleri hedeflerine ulaşmada bir engel olarak görüldüğünde iseçalışanların motivasyonu ve performansı düşme eğilimindedir. Çalışanlar özellikle belirsiz hedefler, çelişen istekler, bürokrasi, örgütsel politikalar ve diğer zorluklarla kendilerini engellenmiş  hissedebilirler.

Yöneticiler, çalışanları bu zor zamanları kendilerinin büyümeleri, gelişmeleri ve başkalarına yardım etmeleri için bir fırsat olarak görmeleri konusunda yönlendirmelidir. Aynı zamanda yöneticiler, çalışanların görevlerini yerine getirmelerini zorlaştıran bürokratik baş ağrılarını ortadan kaldırmak için ellerinden geleni yapmalıdır. Örneğin, bazı kuruluşlar çalışanların sürekli gözetim altındaymış gibi hissetmeden evden çalışmasını veya bunu yapmasını zorlaştıran kurallara sahiptir. Bu tür politikalar yalnızca çalışanların stresini artırır. 

Bu belirtilen eylemlerin ötesinde, yöneticiler fiziksel olarak olmasa bile sanal olarak çalışanları için hazır olmalıdır.Gerçekten de sosyal desteğin insanların stresle başa çıkmasına yardımcı olabileceğini biliyoruz. Kısacası, sosyal mesafenin açıldığı zamanlarda, sosyal desteğe daha fazla ihtiyaç duyuyoruz.

 

Kaynakça:

1. Schweiger, David M., and Angelo S. Denisi. "Communication with employees following a merger: A longitudinal field experiment." Academy of management journal 34.1 (1991):110-135.

2. Bhui, K., Dinos, S., Galant-Miecznikowska, M., de Jongh, B., & Stansfeld, S. (2016). Perceptions of work stress causes and effective interventions in employees working in public, private and non-governmental organisations: a qualitative study. BJPsych bulletin40(6), 318-325.

Contact Form

Contact us for all questions, suggestions

...